COVID-19 Enfeksiyonunda Klinik Seyir, Riskler ve Uzun Dönem Etkiler

Hastalığın Şiddet Profili
COVID-19 enfeksiyonu geçiren bireylerin çoğu (%81), hafif semptomlarla hastalığı atlatmaktadır; bu kişilerde ya hafif zatürre görülür ya da zatürre bulgusu tamamen yoktur. Yaklaşık %14’ünde hastalık daha ciddi seyreder; bu grupta, oksijen seviyesinde düşüş, nefes darlığı ve akciğer görüntülemelerinde %50’den fazla tutulum saptanır. Kritik olgular ise %5 civarında olup, solunum yetmezliği veya çoklu organ yetmezliği gibi ciddi komplikasyonlar gözlemlenir.
Çeşitli metaanalizlerde, COVID-19 tanısı konan 4598 hastanın akciğer tomografilerinde %94,5 oranında tutuluma rastlanmıştır. Öte yandan, 30 milyon hastayı kapsayan bir araştırmada, hastaların %40’ında hiçbir belirti görülmemiştir. Semptomsuz olsalar bile, bazı hastaların tomografilerinde %50 oranında buzlu cam görünümü ve %20 oranında tipik olmayan tutulum tespit edilmiştir. Semptomlar genellikle tanıdan 3-7 gün sonra, ortalama 4. gün civarında ortaya çıkabilmektedir.
Hastalık Seyri ve Mortalite
ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi verilerine göre, 1,3 milyon COVID-19 vakasında hastaneye yatış oranı %14, yoğun bakım gereksinimi %2 olarak saptanmıştır. Ortalama %5’lik ölüm oranı, yalnızca kritik hastalarda görülmektedir; hafif ve orta şiddetli vakalarda ölüm bildirilmemiştir.
Risk Faktörleri
Kritik hastalık açısından yaş, mevcut kronik hastalıklar ve aşı durumu en önemli belirleyicilerdir. Yaş ilerledikçe hastaneye yatış ve ölüm riski artar: 20-29 yaş aralığında yatış %1 iken, 50-59 yaş %4 ve 80 yaş üzeri %18’e ulaşmaktadır. Genel vaka ölüm oranı %2,3 iken, 70-79 yaş arası %8 ve 80 yaş üzeri %15’dir.
Önemli altta yatan hastalıklar: astım, kanser, beyin damar hastalıkları, böbrek yetmezliği, kronik akciğer hastalıkları, karaciğer hastalıkları, diyabet, doğumsal hastalıklar, kalp hastalıkları, AIDS, psikiyatrik rahatsızlıklar, Alzheimer, obezite, hareketsizlik, gebelik, bağışıklık yetmezliği, sigara kullanımı, organ nakli, verem ve bağışıklık baskılayıcı ilaç kullanımıdır.
Akciğer Tutulumu ve Yönetim
Akciğer tutulumu olan hastalarda ateş, öksürük ve nefes darlığı sık görülür. COVID-19’u diğer enfeksiyonlardan ayırt edebilecek spesifik bir semptom bulunmamaktadır; ancak nefes darlığı genellikle hastalığın başlamasından 5-7 gün sonra ortaya çıkabilir.
Hafif ve orta şiddetli hastalıkta, ileri yaş, kronik hastalık veya aşısızlık gibi risk faktörleri varsa özel tedavi gerekebilir. Ayaktan takip edilen, risk faktörü olmayan bireylerde özel tedavi uygulanmaz. Kortizon veya antibiyotik kullanımı genellikle önerilmez; yalnızca yeni enfeksiyon veya tanı belirsizliği durumunda değerlendirilir.
Kan sulandırıcı tedaviye zaten devam eden hastalar, COVID-19 enfeksiyonu sırasında da tedavilerini sürdürmelidir. Yeni başlanan antikoagülasyon, ayaktan tedavi alan hastalar için rutin önerilmez; sadece hastaneye yatış gerektiren veya pıhtı saptanan hastalarda uygulanır.
Evde Takip ve Destek Tedavi
Ayaktan takip edilen hastalar bol sıvı tüketmeli ve ateş, kas ya da baş ağrısı durumunda öncelikle parasetamol kullanmalıdır. Yetersiz kaldığında steroid olmayan anti-inflamatuar ilaçlar önerilebilir. Omicron varyantında hastalığın daha hafif seyrettiği gözlenmiştir.
Aşının Önemi ve Etkinliği
COVID-19 geçiren kişiler, aşılama için en az 3 ay beklemelidir. Aşılar tüm varyantlara karşı etkili olup, hastaneye yatış ve ölümleri anlamlı şekilde azaltmaktadır. Örneğin, 3 doz mRNA aşısı, Delta varyantında acil başvuruları %94, hastaneye yatışları %94 azaltırken, Omicron’da acil başvuruları %82, yatışları %90 oranında düşürmektedir.
Uzun Dönem Etkiler (Uzamış COVID)
COVID-19’un akut dönemi, semptom başlangıcından sonraki 4 haftayı kapsar. 3 ay ve üzeri süren semptomlar ise “uzamış COVID” olarak adlandırılır. Aşı, uzamış COVID gelişimini önemli ölçüde azaltır. Hafif COVID’li 2560 hasta üzerinde yapılan çalışmada, uzamış COVID sıklığı aşısızlarda %42, tek doz aşılılarda %30, iki doz %17 ve üç doz %16 bulunmuştur.
Sık görülen uzun dönem semptomlar: halsizlik (%13-87), nefes darlığı (%10-71), göğüs ağrısı (%12-44) ve öksürük (%17-34). Diğer semptomlar: koku-tat kaybı, baş ağrısı, eklem ve kas ağrıları, göz ve ağız kuruluğu, baş dönmesi, uykusuzluk, saç dökülmesi, terleme, iştah ve cinsel istekte azalma, ishal, hafıza ve konsantrasyon bozuklukları, anksiyete, depresyon ve post-travmatik stres bozukluğudur.
Uzun Dönem İzlem ve Tedavi Yaklaşımı
Hafif-orta COVID-19 geçirenlerde rutin laboratuvar ve görüntüleme önerilmez. Ağır hastalık, laboratuvar anormallikleri veya sebat eden semptomlarda tam kan, elektrolitler, böbrek ve karaciğer testleri, troponin, BNP ve D-dimer istenebilir. Koagülasyon ve inflamasyon parametrelerinin rutin takibi önerilmez.
Akciğer görüntülemesi, hastalık sırasında anormal bulgu olan veya yeni semptom geliştiren hastalarda yapılır. Hafif tutulumda akciğerin normale dönmesi 2-4 hafta, ağır tutulumda 12 aya kadar sürebilir. ARDS olgularında tomografi sıklığı henüz net değildir.
Nefes Egzersizleri
Hafif nefes darlığı olan hastalarda iki tip nefes egzersizi uygulanabilir:
- Dik oturarak veya hafif uzanarak, burundan 2 saniye nefes alıp, ağızdan 4 saniye verirken, bu döngüyü 2 dakika boyunca tekrarlamak.
- Yatar pozisyonda, baş ve diz altına yastık koyarak, eller göğüs ve karın üzerine yerleştirilir; burundan nefes alıp verirken karın ve göğüs hareketleri takip edilir, 2-5 dakika boyunca tekrar edilir.
Geçmeyen Semptomlarda Müdahale
Uzamış öksürükte, astım, reflü veya alerji gibi durumlar gözden geçirilir. Destek tedavisi uygulanır; gerekli ise öksürük kesici ilaçlar verilebilir. Göğüs ağrısı ve baskı hissi, yaşam kalitesini bozuyorsa NSAID veya inhaler bronş genişleticiler kullanılabilir.
Geçmeyen nefes darlığında, radyolojik fibrozis ve solunum fonksiyon testleri değerlendirilir. Antifibrotik ilaçlar bazı çalışmalarda faydalı bulunmuştur, ancak WHO rehberi mevcut değildir. Semptomların süresi, hafif vakalarda 2-4 hafta, ağır vakalarda 2-12 ay arasında değişebilir. Hastanede yatan veya ileri yaş ve altta yatan hastalıkları olan bireyler daha uzun süre izlenmelidir.
